Yeniden merhaba

Gülçin Acar
merhaba

Kısa bir aradan sonra herkese yeniden merhaba. Uzun zamandır sesimiz soluğumuz çıkmıyor. Hayatımızda birçok şey değişti. Yol arkadaşım Nalan yeniden annelik heyecanını yaşadı. Hamileliği, doğumu, lohusalığı derken kendi temposunda devam ediyor. Eminim sizlere anlatacağı bir sürü deneyim birikmiştir. Benim açımdan ise özellikle Şubat ayında yaşadığımız ve hepimizi çok derinden yaralayan deprem gerçeği ile biraz kabuğuma çekildim. Deyim yerindeyse kılımı bile kıpırdatmak istemedim bu süreçte. Ama hayat tam anlamıyla durmaya asla izin vermiyor. Bir yerden devam etmek gerekiyor, tabii ki aynı kişi olarak değil. Farklı farkındalıklarla… Ruhsal boyutunun yanında bu süreçte artık tam zamanlı ofise gelip giden bir anneyim artık. Bilge’nin de okula gitme süreci uzadı haliyle. Şu an yaz okuluna gidiyor. Cumartesi günleri de yarım gün çalışıyorum. Hal böyle olunca minik bir burukluk yaşamadım değil. Kendini var etmeye çalışırken annelik denizinde boğulmamaya çalışan canım anneler, hepinize saygımla geldim.

Herkesin deneyimi kendine. Ben lohusalık depresyonu herhalde yaşadığını düşünen bir anne olarak bazı konuları çok kafamda büyüttüm. Bu zamana kadar home office çalıştım, kendime zaman ayırmak konusunda imkânlarım da olmasına rağmen epey cimriydim. Çalışmaya çalışırken aynı zamanda en azından evde bir yaşam alanı açmak, yemek, ütü gibi bir sürü şeyi de yapmaya çalışırken çalışmak tabii çocuğunu ihmal etmemek derken ne sabahı ne akşamı ne gecesi kalmamış yorgun biri olarak hayatıma devam ediyordum. Bu arada bazı şeyler zamanını bekler. Ve ben gerçekten başka türlüsüne de hazır değildim. Home Office saatlerini aşırı kaydırdığım için artık neredeyse her gece iş yetiştirmeye çalışıyordum.

Home office dönemi

Çocuğunun doğumundan itibaren kendine zaman ayırabilen annelere her zaman saygım oldu. Ben onlardan biri olamadım. Bilge’den ayrılmak demek benim için çok sancılı oluyordu. İş dışında çok nadir plan yapmışımdır. İşim bittiği üçüncü dakika filan Bilge’nin yanına koşuyordum. Çok yorgundum. Ama bazı şeyleri değiştiremiyordum. Ardından Bilge’nin büyümesi, daha bireyselleşmesi, arkadaş çevresi vs derken aslında bağımlılığının azalmasıyla bir adım atmaya karar verdim. Ve tam zamanlı ofis hayatına başladım.

Tabii bir günde böyle olmadı. Geçtiğimiz yıl yani üç yaşındayken, gerçekten Bilge’nin bunu istediğini düşündüğüm için 3 tam gün kreşe başladı. Bu kararımıza bıyık altından laf sayan park anneleri olmadı mı? Tabii ki oldu. “Ayy ne gerek var.” “Sen gidince ağlar.” “Zaten zamanı gelince gidecek.” vs diyerek alttan altta beni eleştirdiklerini hissediyordum. Gerçekten çalışmak zorunda olan annelerin bu sözler karşısında ne hissedeceğini tahmin bile edemiyorum. Kararımın doğru olduğunu düşünmeme rağmen hatta uzmanların da tavsiyelerini okumama rağmen bu tavır ve konuşma şekli itiraf etmeliyim ki beni üzdü. Biraz hassasiyet istesem çok mu olur? Neden birbirimize bunu yapıyoruz ki diye düşünmeden edemiyorum… Aslında birbirimizin halinden en çok biz anlarız… Ama benim dediğim gibi kararım değişmedi. Çünkü çocukların yaşıtlarıyla vakit geçirmeye ihtiyacı vardır. Ve bir çocuğun 24 saat yanında durmak 24 saatin de kaliteli geçtiği anlamına gelmez. Neyse mükemmel annelik sizin olsun bazı park anneleri.

Ofis hayatına yeniden merhaba

Neyse ofis hayatım başladı. Öncelikle Bilge babasıyla daha çok birebir vakit geçirdiği için bu anlamda güzel bir yol kat ettik. Cumartesi günleri baba-kız günü yapıyorlar ve Bilge cidden cumartesiyi iple çekiyor. Geçtiğimiz haftalarda minik bir tatil bile yaptılar beraber. Onların ilişkisine bayılıyorum. Benim açımdan ise hislerimi yönetebilme anlamında yol kat ettim. Hala çok iyi olduğumu söyleyemem. Ama deniyorum. Kendi adıma bir alan yarattığım için mutluyum. Tüm zorluklara rağmen olduğumuz şey beni mutlu ediyor. Tabii bu sürece 4 yaşında başlayabildiğimiz için şanslıyım. İstediğim zamanda olduğu için gerçekten kendimi şanslı hissediyorum. Sizin deneyimlerinizi de çok merak ediyorum. Hadi biraz konuşalım.

Bunu da okumak isteyebilirsiniz. https://www.bebegimleyasam.com/yazarlar/gulcin-acar/bebeklerin-ilk-disi-ne-zaman-cikar/

Yorum yazın:

E-mail adresiniz paylaşılmayacaktır.

İlginizi çekebilecek diğer yazılar

annelikten neler öğrendim

Annelikten neler öğrendim?

Herkese merhaba. Anne olacağımı öğrendiğim ilk günden anneliğimde adım adım beşinci yılıma yaklaşırken tarihe minik bir not düşmek istedim.

Devamını oku...
çevrimiçi reklamlar

Çevrimiçi reklamlar çocukları nasıl etkiliyor?

Şüpheli içeriklerin tanıtımından güvenlik riski oluşturmaya kadar çevrimiçi reklamlar çocuklar için birçok tehlike arz ediyor. Dijital güvenlik şirketi ESET

Devamını oku...
halsiz

SÜREKLİ HALSİZ Mİ UYANIYORSUNUZ?

Son dönemlerde kendinizi yorgun ve halsiz mi hissediyorsunuz? Bu durum iş yaşantınızı, arkadaş ilişkilerinizi kısacası sosyal hayatınızı etkiler boyuta

Devamını oku...

Mobil Menü