Ne zaman biter bu sendromlar?

Bebek, Gülçin Acar
bu

2 yaş… Kızımda aslında 22 aylık gibi kendini göstermeye başlayan ataklar neredeyse üç yaşına geldi ama dönem dönem yoğun olarak devam ediyor. Yaşarken soğuk terler döktüren, bazen ağlatan o kısacık anlar, üzerinden zaman geçince baya komik hikayelere dönüşüyor. Gün boyu en temel ihtiyaçlar için dil dökmekten ve ‘hayır’ cevabını duymaktan artık mecali kalmayan bir anne olarak bir bilene sorayım: Ne zaman biter bu sendromlar? Şaka bir yana gelişiminin bir parçası olduğunu bildiğim bu dönemde bazen çok yalnız hissedebiliyorum. Sanki bu zorluklar koca evrende tek bizim başımıza geliyormuş hissi… Ya da her şey ve herkes çok normal ama sadece biz dalgalı denizlerde boğuşuyormuşuz gibi hissetme halini çok iyi biliyorum. Ama öyle değil… Yalnız değilsin canım anne. Hadi biraz dertleşelim.

IMG 20220429 WA0067 576x1024

O minicik bedeni kucağıma verdikleri an içimde deyim yerindeyse bir yangın başladı. Korkular, çok sevme hali, kaygılar derken ele avuca getirdiğim kızım bu sefer de yeni bir gelişim sürecine girdi. Neler olmadı ki? Mesela geçen yaz bir dönem ayakkabı giymeyi reddetti. Bir dönem nerede olursak olalım boylu boyunca yerlere uzanıyordu. Daha geçen hafta eve girdikten sonra da montunu çıkarmayı reddetti ve bunu alışkanlık haline dönüştürdü. Baharda kar eldiveniyle gezdi. Bazen ıslak halde bornozla oturacağım diye ağladı bazen gecenin bir köründe kalkıp ayakkabı giyeceğim, yıkanacağım diye bir saate yakın ağladı. Eve girmem diye ağladı, çıkmam diye ağladı, yemem diye ağladı. Parklarda başkalarının oyuncakları için ağladı. Liste böyle uzar gider. Bazen çok normal karşıladım. Bazen saatlerce dil döktüm. Kızdım. Bazen ben de oturup ağladım. İnsanız sonuçta değil mi?

“2 yaş çocuğu benmerkezcidir, yani dünyayı başkalarının gözünden göremez. Sadece kendileri ve kendi istekleri varmış gibi hareket ederler. Bu da gelişimlerinin doğal bir parçasıdır.”

Neleri sakın yapmayın

İlk olarak çocuğunuzu kimseyle kıyaslamayın. Bu çok karanlık ve sıkıntılı sonuçlar doğurabilir. Her çocuk özel. Tabii ki uzman desteği alabilirsiniz. Birçok makale, haber, röportaj var hepsini okuyabilirsiniz. Ama parkta, sosyal medyada, misafirlikte kısacık anlarda gördüğünüz yaşıtlarla çocuğunuzu kıyaslamayın. Aynı şekilde kendinizi de acımasızca eleştirmeyi bırakın. Evet, herkes mükemmel anne etiketinin altında eziliyor. Ama bazen akışa bırakmak gerektiği kanısına vardığımı da belirtmek istiyorum.

Tabii bu akışa bırakma hali de tamamen salmaya dönmemeli bence. Çünkü aynı olaylara farklı tepkiler verdiğimizde aslında çok daha zor bir süreç yaşandığını ben bizzat deneyimledim. Çocuk psikologlarının önerdiği gibi sınırlar çocuklara iyi geliyor. Tehlike oluşturabileceğini düşündüğünüz konular varsa bu konularda her zaman aynı tepkiyi vermeye çalışmak sanırım dengeyi sağlıyor. Mesela eğer Bilge yemek yemezse muz dahil süt dahil aklınıza ne gelirse yemesine izin vermiyorum. Bir dönem yeter ki aç kalmasın diye düşünmüştüm. Ama bunun Bilge’ye iyi gelmediğini gördüm. Ve bu kural gerçekten bizde işe yaradı. Bunun gibi sizin de gözlemlediğiniz hususlar varsa kararlı olmanızı tavsiye edebilirim. Ayrıca anlık öfkeyle o an çocuğunuza kötü şeyler söylemeyin. Tam konuşamadığı ve duygularını ifade edemediği bu dönemde krizin neden çıktığını bazen anlayamayabiliriz. Çok basit bir şeydir belki de. Zamanla, deneyimle hayatınızı kolaylaştıracak pratiklikler de kazanabilirsiniz. Tam bu noktada bir kitap tavsiye etmek isterim. ‘Doğurayım Diye Deli Olduğum Çocuk Bana Keçileri Kaçırtacak’ kitabında deneyimler üzerinden giden bir işleyiş vardı. Yani ailelerin yaşadıkları olayların üzerine nasıl davranılmalı ve çocuk o anda neler hissedebilir gibi ufuk açıcı tavsiyeler yer alıyordu. Belki bir inceleyebilirsiniz. En azından size de bir fikir oluşturabilir.

IMG 20210711 WA0025 768x1024
Bana iyi gelen şeyler

Cidden uzun ve yıpratıcı zamanlar yaşıyoruz. Bu süreçte eşinizle iyi bir ekip olabilirseniz sizden şanslısı yok. Birbirinize destek olmak, yorulduğunuzda görevi ona devredip soluklanmak, sırtını okşayıp geçecek demek, bazen de hiçbir şey dememek… Sanırım bana bunlar iyi geliyor.  Eğer size destek olabilecek yakınlarınız varsa ve kendinize vakit ayırabiliyorsanız da kesinlikle fırsatı değerlendirin. Uzun bir yoldasınız. Başka şeyler düşünmek, hobilerinizle uğraşmak, dostlarınızla oturmak deşarj olmanızı da sağlıyor. Günün sonunda yalnız değilsin. Ne zaman biter bu sendromlar hiç bilmiyorum ama gülerek hatırlayacağımız bir sürü komik hikaye kalacak sanırım geriye. Kocaman sarılıyorum sana canım anne…

“Hızlı gelişimiyle birlikte her şeyi kendi yapmak ister fakat aynı zamanda sınırlara da ihtiyacı vardır. ‘Hayır’ kelimesi bu dönemde duyabileceğiniz kelimelerin başında gelmektedir. Koyduğunuz sınırlar içinde seçim yapmasına olanak tanıyabilirsiniz. Örneğin giyeceği kazağı kendi seçmek istiyorsa 2 ya da 3 kazak verip istediğini seçebilmesini sağlayın.”

Bunu da okumak isteyebilirsiniz. https://www.bebegimleyasam.com/yazarlar/betul-yaman/korkunc-iki-yas-terrible-two-ile-nasil-basa-cikabiliriz/

Yorum yazın:

E-mail adresiniz paylaşılmayacaktır.

İlginizi çekebilecek diğer yazılar

1663573257 Haber Go  Rselleri 303x178

Okullarda besin alerjisi ve astım riski

Alerjik hastalıklar okul çağındaki çocuklarda sıklıkla görülmektedir. Astım ve besin alerjisi bu hastalıklar içerisinde en sık rastlanan hastalıkları oluşturuyor.

Devamını oku...
1663516890 Grup Rafadan 303x178

Troya Kültür Yolu Festivali’nde çocuk kahkahaları

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından “Türkiye Kültür Yolu Festivalleri” kapsamında düzenlenen “Troya Kültür Yolu Festivali”nde çocuklar da birbirinden

Devamını oku...
Pritt

PRITT plastik içermeyen yeni ambalajında

Dünyanın ilk stick yapıştırıcı üreticisi Henkel, Pritt stick yapıştırıcılardan başlayarak tüketici yapıştırıcıları portföyünü plastik içermeyen yeni blister ambalajlarla global

Devamını oku...

Mobil Menü