Kefirin 8 gücü

Güncel
22022017 4

Son zamanlarda adını sıkça duymaya başladığımız kefir, kökeni Kafkaslara dayanan ve ilk kez Türkler tarafından yapılan süt içeceği. Kefir tanelerinin, sütte laktik asit ve etil alkol fermantasyonunu gerçekleştirmesiyle oluşuyor. Uzmanlar zengin içeriğinden ve bağışıklıktan hücre yenilenmesine dek önemli faydalarından dolayı kefire beslenmemizde mutlaka yer vermemiz gerektiğini vurguluyor.

 

22022017 1 1 210x300
Acıbadem International Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Özge Güneş

Acıbadem International Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Özge Güneş, bir bardağı ortalama 100 kalori olan kefirin, protein başta olmak üzere, kalsiyum, fosfor, magnezyum, selenyum, A, E, B1, B12 vitamini ve bağırsak florasını düzenleyen birçok yararlı mikroorganizma içerdiğini söylüyor. Besleyici özellikleriyle çocukların büyüme döneminde bağışıklık sisteminin güçlenmesine ve güçlü kemik oluşumuyla boy uzamasına fayda sağlayan kefirin evde hazırlanmasının da oldukça kolay olduğunu söyleyen Beslenme ve Diyet Uzmanı Özge Güneş “Protein, vitamin ve mineral deposu kefir tam bir şifa kaynağı. Bilinen bir zararı olmamakla birlikte mikroorganizma içeriğinin yüksek olmasından dolayı 2 yaş öncesinde kullanmamakta fayda vardır. Yetişkinler günlük olarak 1-2 su bardağı içebilir. 2 yaş sonrası çocuklarda günlük 1 çay bardağı kefirle başlanıp yavaş yavaş artırılmalıdır” diyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Özge Güneş, kefirin 8 faydasını anlattı, kefir yapımının ve kefirli lezzetlerin tarifini verdi…

Bağışıklığı kuvvetlendiriyor

İçeriğinde bulanan betakaroten bağışıklık sistemini güçlendiriyor, vücutta oluşan toksin maddelerin üremesini durdurarak, bağışıklık sistemini zayıflatan mikroorganizmaları yok ediyor.

 

Mide ülserini önlemede etkili

22022017 3 200x300Mide ülserine neden olan ‘helicobakter pilori’ isimli bakterinin öldürülmesine yardımcı oluyor. Antibiyotik etkisiyle de mide ülserinin oluşmasının engellenmesinde ve tedavisinde destekleyici role sahip.

 

Sindirimi kolaylaştırıyor

Yararlı mikroorganizmalar, bağırsaklarda zararlı mikroorganizmaların oluşmasının veçoğalmasının önüne geçerek bağırsak florasını düzenliyor. Besinlerin sindirilmesine ve emilmesine katkıda bulunuyor. Bağırsaklarda bu mikroorganizma dengesi bozulduğunda ishal, kabızlık, emilim bozuklukları oluşabilirken, kefir içeriğindeki doğal mikroorganizmayla bu dengeyi sağlıyor.

 

Kemikleri güçlendiriyor

22022017 5 300x200Yüksek oranda içerdiği kalsiyumla kemiklerin gelişmesini sağlayan kefir, büyüme dönemindeki çocukların ve yaşlıların artan kalsiyum ihtiyacını karşılamakta en etkili kaynaklardan. Vücut, ihtiyacı olan kalsiyumu besinlerle alamadığında gereksinmeyi kemiklerden sağladığından, kemik yumuşaması ve kırılmaları, diş dökülmeleri oluşabiliyor. Günlük tüketilen 2 su bardağı kefir günlük kalsiyum ihtiyacının ortalama yüzde 60’nı sağlıyor.

 

Hücreleri yeniliyor

Beslenme ve Diyet Uzmanı Özge Güneş “E vitamini ve selenyumdan zengin olan kefir güçlü bir antioksidandır. Hücre yıkımına sebep olan toksin maddelerin oluşumunu ve çoğalmasını engelleyerek hücre yenilenmesine katkı sağlar” diyor.

 

Kan şekerini dengeliyor

Kefir gibi probiyotikler protein ve yağların kolay sindirilmesini sağlıyor. Glisemik indeksi düşük olan kefir içerdiği proteinle birlikte midede uzun süre kalarak tokluk hissi veriyor ve kan şekerinin de daha yavaş yükselmesini sağlıyor. Böylelikle yaşanılan açlık krizlerinin önüne geçilerek fazla besin ve kalori alımı azaltılıyor.

 

Mide gazını azaltıyor

Laktik asit fermantasyonu sayesinde sindirimi kolaylaştırarak, midede oluşan gazı azaltan kefir, bu özelliğiyle de laktoz intoleransı olan kişilerde kalsiyum ihtiyacını karşılamak için kullanılabilir.

 

Depresyondan koruyor

Beslenme ve Diyet Uzmanı Özge Güneş “Kefir triptofan aminoasidi ve B vitamini içeriğiyle sinirleri yatıştırıcı ve depresyonu azaltıcı etkisi olan mucizevi bir içecek. Gevşeme ve uyku verici özelliğiyle gece rahat uyumaya yardımcı oluyor” diyor.

 

Meyvelerle tatlandırabilirsiniz!

kefirinKefir, oluşan fermantasyon nedeni ile ekşi bir tada sahip. Kendine özgü bu ekşi tadı sevmeyen miniklere mevsim meyveleriyle blender yapılarak içirilebilir. Tadından rahatsız olan yetişkinler de elma, muz, kivi gibi meyvelerle aroma katarak tüketebilir.

Yorum yazın:

E-mail adresiniz paylaşılmayacaktır.

İlginizi çekebilecek diğer yazılar

ilkokula

Çocuğunuz ilkokula hazır mı?

İTÜ GVO Dr. Sedat Üründül Anaokulu ve İTÜ GVO Beylerbeyi Anaokulu, velilerle bir araya gelerek “İlkokula Hazır Oluş”konulu çevrim

Devamını oku...
yaz ishali

Yaz ishali tehlikeli olabilir

Sıcakta bozulan gıdalar, kirli suların içilmesi ve bu sularla yıkanmış meyve ile sebzelerin tüketilmesi, mikroplu havuz ile deniz suyunun

Devamını oku...
erken doğum riskini

Sıcak havalar erken doğum riskini tetikliyor

Online medikal danışma platformu eKonsey.com Kadın Hastalıkları ve Doğum doktorlarından Prof. Dr. Ebru Dikensoy, aşırı sıcaklardan daha çok etkilenen

Devamını oku...

Mobil Menü