Şehir hayatı doğurganlığı azaltıyor!

Güncel
doğurganlığı

Günümüzde kadınların eğitim seviyesinin yükselmesi, iş gücüne katılımın artması gibi nedenler doğurganlığın en yüksek olduğu 21-25 yaş aralığının kaçırılmasına sebep oluyor. Yaş ilerledikçe bazı sağlık sorunlarının artması ve yumurta rezervlerinin azalması ise hamile kalmayı zorlaştırıyor. Dolayısıyla şehir hayatı doğurganlığı azaltıyor.

Bu kapsamda yaşın ilerlemesiyle kadınlardaki yumurtalık kalitesinin de azalmaya başladığının altını çizen Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Yücel Karaman ‘’20-30 yaş aralığında bir kadının doğal yollarla hamile kalma olasılığı yüzde 50-60 oranlarındadır. 35 yaşından sonra yumurta rezervlerinin azalması gebe kalabilme oranını düşürürken, 40 yaşından sonra ise gebelik süreci oldukça zorlaşıyor’’ diye belirtti.

Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırmasına göre, doğurganlık hızının en yüksek olduğu yaş grubu 20-24’ten 25-29’a yükseldi. Son 10 yılda doğurganlık hızının azalmasındaki temel sebep ise doğumların ertelenmesi olarak gösteriliyor. Yoğun şehir hayatı, kariyer kaygısı gibi nedenler bu alanda bir sorun oluşturmaktadır. Ayrıcaekonomik güvence sağlamak gibi nedenlerden dolayı gebelik her geçen gün ileri yaşlara ötelenmektedir.

Çocuk sahibi olmak için ise 40’lı yaşlara kadar beklenmektedir. Ancak ilerleyen yaşla birlikte hızla azalan yumurtalık fonksiyonları, kadınlardaki doğurganlık oranının azalmasına sebep oluyor. 

‘’35 Yaş ve Sonrasında Risk Artıyor’’

İleri yaşa gelmiş sağlıklı bir kadının doğal yollarla anne olamama ihtimali vardır. Bu nedenle tüp bebek oranlarında gebelik oranının düştüğü uzmanlar tarafından açıklanmaktadır. 35 yaş ve sonrasında her dört kadından birinde sağlıklı olmasına ve düzenli cinsel ilişkide bulunmasına rağmen hamilelik elde etme oranı da azalıyor. 

Bu kapsamda ileri yaşta gebe kalan anne adaylarında yüksek tansiyon ve diyabete rastlanmaktadır.  Prof. Dr. Yücel Karaman, ‘’35 yaş ve sonrasında yumurta kalitesi azalıyor. Ayrıca gebeliği riske sokacak çikolata kisti, miyomlar, tüplerde tıkanıklık gibi hastalıklar bu yaş grubunda sıkça görülmektedir. Bunun yanı sıra kadının genetik faktörleri de iyi araştırılması gerekiyor. 40 yaş sonrası bir kadının doğurganlığı yüzde 90 oranında azalır. Yaşlı yumurtaların döllenmesi gebelikte genetik sorunları da oluşturabilir. Bunun yanı sıra erken doğum, düşük riski, bebekte doğuştan anormalliklerle görülebilir. Bu gibi durumlarda yumurtalıkların yaşlanmasını gösteren FSH, E2, AMH, İNHİBİN-B testlerin yapılamasını istiyoruz’’ dedi.

’Çocuk Sahibi Olmayı Ertelemeyin’’

Yaş ne kadar erken ya da ileri de olsa gebe kalmak için bir kadının yeterli sayıda yumurtaya ihtiyacı olduğu biliniyor. Bu yüzden adayın mutlaka kaliteli yumurtaya sahip olması gerekiyor. Bu kapsamda çocuk sahibi olmayı  ertelemenin en büyük riski de doğal yollarla gebe kalma şansının azalması olduğunu belirten Prof. Dr. Karaman, ‘’20’ li yaşlarda düzenli ilişkiye giren, erken menopoz belirtisi olmayan ve doğum kontrol yöntemi kullanmayan kadınların bir çoğu 1 yıl içerisinde yüzde 80 oranında başarılı oluyor. 20 ile 30 yaş arası doğurganlığı en verimli yaşlardır. Düzenli adet gören kadınlarda hamile kalma olanağı da daha yüksek olur. Ayrıca bu yaşlarda düşük yapma olasılığı da oldukça azdır. Gebelik ne kadar erken olursa bebekte Down Sendromu görülme olasılığı da düşer. Bu riskin 40’lı yaşlardan sonra görülme oranı daha fazladır’’ dedi. 

‘’Gebelik planı ile şansınızı arttırın’’

Sağlıklı ve rahat bir hamilelik dönemi yaşamak için düzenli ve iyi bir plan yapılması, anne adayları için büyük önem taşıyor. Gebelik öncesi planlama için hamile kalmadan önce mutlaka kadın doğum doktoruna başvurulması gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Karaman, ‘’ Hamilelik öncesi bazı testlerin yapılması, gebelik sürecinde ve doğumdan sonra oluşabilecek risklerin önüne geçilmesini sağlıyor. Hamile kalmayı planlayan anne adayları, öncelikle genetik faktörleri göz önünde bulundurması gerekiyor. Ailedeki menopoz yaşının öğrenilmesi, ideal gebelik yaşının tahmin edilmesi için önemlidir. Hamilelik öncesinde mutlaka bir kadın doğum doktoruna gidilmeli ve gereken testlerin yaptırılması gerekir. Hamile kalmadan önce yapılan bu tetkikler ile hamilelik sürecindeki planın çizilmesi içinde oldukça önemlidir. Jinekolojik muayene ve smear testinin de mutlaka gebe kalmadan önce yapılaması gerekir. Bunun yanı sıra anne adayına HIV, Hepatit B, C testlerinin de yapılması gerekiyor. Sağlıklı ve düzenli beslenmeye özen göstermekte hamilelik öncesinde mutlaka önem arz ediyor’’ dedi.

Bunu da okumak isteyebilirsiniz. https://www.bebegimleyasam.com/anne/prof-dr-yucel-karaman-kimdir/

Yorum yazın:

E-mail adresiniz paylaşılmayacaktır.

İlginizi çekebilecek diğer yazılar

Uzay Sergisi

Yarı yıl tatiline renk katacak: NASA Uzay Sergisi

HUPALUPAEXPO tarafından Türkiye’ye getirilen NASA Uzay Sergisi, yarı yıl tatilinde aileleri Metropol İstanbul’a bekliyor. Sergi 7’den 70’e herkesi tarihsel

Devamını oku...
Bebek Gogus Hastalik 3 303x178

Bebeğimin göğsünden hırıltılar geliyor

Yeni bebek sahibi olan anne-babalar doğal olarak bu ilk tecrübelerinde daha pimpirikli olabiliyor. Çevrelerinde bazen abartılı bulunsa bile fazlaca

Devamını oku...
Anne Sutu 5 303x178

Taklidi mümkün değil : Anne sütü

Doğumla birlikte bir mucize dünyaya gelirken diğer bir mucize annenin bedeninde hayat bulmaya başlıyor. Bebeğin gelişimi için çok şey

Devamını oku...

Mobil Menü