Lohusalık depresyonu sadece anneyi değil bebeği de etkiliyor

Anne
1645078815 Lohusal  K Depresyonu

Doğumdan sonra ilk dört hafta içinde ortaya çıkan lohusalık depresyonu, annenin suçluluk, tükenmişlik, yüksek kaygı, uyku sorunları yaşamasıyla kendi gösteriyor. Bu dönemde anne bebeğiyle bağ kurmakta zorlandığı için bebeğini ihmal edebiliyor. DoktorTakvimi.com uzmanlarından Psk. Tuğçe Giray, lohusalık sendromuyla ilgili merak edilenleri anlatıyor.

Hem hamilelik hem de lohusalık döneminde kadınlarda fizyolojik, psikolojik ve sosyolojik bakımdan birçok farklılık görülüyor. Çoğu anne adayı ya da anne bu farklılıklara rahatlıkla alışabilirken, kimileri ise bu değişimlere uyum sağlayamıyor. Bebeğin doğması ile anneler için bu durum pozitif yönde ve tatmin edici bir yaşamsal standart. Buna rağmen bazı anneler için duygusal dengeyi sağlayamadıklarında psikolojik olarak sorunlara yol açıyor. Bu dönemin doğum sonrası depresyon, lohusalık depresyonu ya da peripartum depresyon olarak adlandırılıyor. DoktorTakvimi.com uzmanlarından Psk. Tuğçe Giray, “Lohusalık depresyonu, doğumdan sonraki ilk dört hafta içerisinde ortaya çıkar. Bu durum, doğumun ardından annenin suçluluk, tükenmişlik, yüksek kaygı, uyku sorunları ve somatik belirtiler göstermesi olarak da tanımlanmakta. Bunu yaşayan kişiler kendilerini benlikleri kaybolmuş, bebeğin mesuliyetini alma konusunda kendisini güçsüz ve yetersiz hissetmiş olarak ifade etmektedir” diyor.

Nasıl ayırt edilir?

Doğum sonrası depresyonda görülen semptomlar doğum yapmayan kadınların geçirdiği depresyondan farksız değil. Ancak bununla birlikte lohusalık depresyonunda olan annede ailesine karşı sevgi hissetmemesi, kendisine ve bebeğine ilgisiz kalması, çaresizlik hissetmesi gibi durumlar n da gözlemlenmekte. Giray, lohusalık döneminin ilk zamanlarında yüzde 50 ila 70 annede gözlemlenen annelik sıkıntısından ayırt edilmesinin zor olduğuna dikkat çekiyor. Giray, doğum sonrası depresyon nedeniyle annenin çocuğuyla ilk bağ kurulumunu sağlayamadığı ve ailesine karşı olan duygusal değişimlerin yaşadığı için hem annenin hem de bebeğin negatif yönde etkilediğinin altını çiziyor.

Hamilelik ve doğum normal bir evreymiş gibi görünse de aslında anne ve anne adayları için yüksek bir stres noktası. Giray, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Bu dönemde her anne ve anne adayı için hafif olarak veya yoğun bir şekilde kaygı yaşanması muhtemeldir. Genellikle anneler bu değişimlere ayak uydurabilmektedir fakat bir kısmının ise yoğun depresyon evresinin getirmiş olduğu duygu ve durum bozukları ile baş edememesi de görülebilmektedir. Bu gibi durum yaşayan yeni doğum yapmış annelerin geç kalmadan psikolojik destek almaktan çekinmeyerek bir uzmana başvurması gerekir.” 

Her 10 gebeden 1’inde gebelik depresyonu var

Yorum yazın:

E-mail adresiniz paylaşılmayacaktır.

İlginizi çekebilecek diğer yazılar

Young Asian Pregnant Couple Show Looking Ultrasound Photo Baby Belly Mom Dad Feeling Happy Smiling Peaceful While Take Care Child Lying Sofa Living Room Home 303x178

Tüp bebek transferi sonrası nelere dikkat edilmeli? 

Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Prof. Dr. Gökalp Öner, tüp bebek tedavisi görmüş ve transferi yapılmış anne

Devamını oku...
1651153217 ASM DrKemalAkpinar Gorseli 303x178

Aşırı hijyen bebeğin bağışıklık sistemini zayıflatıyor

Bebeğin sağlığı aileler için her şeyden önce geliyor. Ailelerin bu hassasiyetle hijyene aşırı önem vererek çocuklarının bağışıklık sistemlerini olumsuz

Devamını oku...
emzirmeyi kolaylaştıran ürünler

Emzirmeyi kolaylaştıran ürünler

Doğumdan çıktığınız anda başlayan emzirme süreci ilk aylarda çeşitli nedenlerle anneyi zorlayabilir. İlk olarak neredeyse her annenin deneyimlediği meme

Devamını oku...

Mobil Menü