Anne olmak isteyenlerin yaptırması gereken 10 test

Hamilelik

Sorunsuz bir hamilelik süreci geçirmek ve sağlıklı bir bebek dünyaya getirmek için kadınların düzenli kontrol ve testlerini ihmal etmemesi gerekiyor. Bu sayede düşük, gebelik problemleri, erken doğum gibi istenmeyen durumların önüne geçilerek anne ve bebek sağlığı korunabiliyor. Memorial Ataşehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Op. Dr. Serap Mollaoğlu, anne adaylarının yaptırması gereken testler hakkında bilgi verdi.

İşte anne olmak isteyenlerin yaptırması gereken 10 test…

Kan sayımı testi: Kan hücre sayısını ve konsantrasyonu gösteren bu tahlil anemi olup olmadığını, beyaz kan hücreleri ve trombosit sayısını değerlendirerek ortaya konulmasını sağlar.

Tiroit hormon testleri: Tiroit bezi ile ilgili hastalıklarda yumurtalama fonksiyonu etkileyeceği için bu bezin fonksiyonlarını gösteren tiroit hormon testleri tsh serbest t3, serbest t4 yapılmalıdır.

Açlık kan şekeri testi: Şeker hastalığının varlığı hamilelik öncesinde belirlenmesi ve takip edilmesi gereken bir konudur. Şeker hastalığı olan gebelik riskli gebeliktir. Gebelik oluşmadan önce kan şekeri seviyeleri düzenlenmeli ve risk mümkün olduğunca azaltılmalıdır.

Üre kreatinin böbrek fonksiyon testleri: Böbrek fonksiyonlarının normal olduğundan mutlaka emin olunmalıdır.

Ast alt karaciğer enzim testleri: Hamilelik öncesinde anne adayı mutlaka karaciğer ile ilgili genel bir kontrolden geçmeli ve gerekli testleri yaptırarak bir hastalık durumu olup olmadığı saptanmalıdır.

Bulaşıcı hastalık testleri: Elisa, hepatit B-C, hiv ve vdrl testi anne adayının bulaşıcı bir hastalığının olup olmadığını ortaya konulmasını sağlar. Test sonucuna göre bulaşıcı bir hastalık varsa önlem alınması için önemlidir.

Vitamin değer testleri: Vitamin eksiklikleri üreme sitemi sağlığını olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Bunun için anne adayının dvit 3, b12, ferritin, demir ve folat değerlerinin belirlenmesi gerekir. Eksiklik durumunda vitamin, supplementler ile takviye yapılması gerekir.

Pap-smear testi: Kadınlarda meme ve akciğer kanserinden sonra en sık görülen rahim ağzı kanseri, pap-smear testi ile erken dönemde yakalanabilmektedir. Pap-smear testi, rahim ağzından bir fırça ile alınan sürüntü örneğinin patolojik olarak hücresel düzeyde incelenmesini ve hücresel değişiklik hakkında bilgi alınmasını sağlar. Rahim ağzında oluşan lezyonlar varsa gebelik öncesinde tanı konulmasını ve erken müdahale edilmesini sağlar. Bu test hamilelik planlanmadan 3 ay önce yapılmalıdır.

Kapsamlı jinekolojik muayene: Hamilelik süreci öncesinde varsa genital cinsel yolla bulaşan lezyon yapan hastalıklar, siğil gibi dış genital lezyonlar mutlaka incelenmeli ve tedavi sağlanmalıdır. Vajinal akıntı olup olmadığı değerlendirmelidir. Gerekirse vajinal kültür alınarak etkene yönelik tedavi sağlanmalıdır.

Rahim ve yumurtalıkların değerlendirilmesi: Rahim ve yumurtalıkların değerlendirilmesi için yapılan transvajinal ultrason, karın bölgesinden yapılan ultrasonlara göre daha kaliteli görüntü ve bilgi sağlar. Rahim ve yumurtalıkların durumu incelenerek herhangi bir kist ya da kitle varsa uygun tedavi planlanabilir. En önemlisi yumurtalık rezervi değerlendirilerek az görülmesi halinde gerekli laboratuvar testleri istenip, takip sağlanabilir.

Yorum yazın:

E-mail adresiniz paylaşılmayacaktır.

İlginizi çekebilecek diğer yazılar

Emziren anneler kalori kaybını sağlıklı karbonhidratlarla desteklemeli

Emziren anneler gün içinde süt salgılamak için ortalama 500 kcal daha fazla harcıyor. Duru Bulgur Beslenme ve Gıda Uzmanı Diyetisyen

Devamını oku...

Ortodontik damaklı emzikler doğal damak gelişimini destekliyor

Bebeklerin emme ihtiyacına çözüm olan ve sakinleşmelerini sağlayan emzikler, bilinçli kullanıldığında en işlevsel bebek gereçlerden biri haline gelebiliyor. Bu

Devamını oku...

Erken doğum nedenleriyle ilgili doğru bilinen yanlışlar

Bebek bekleyen annelerin en büyük endişeleri, erken doğum. Gelişiminin tamamlanmadan doğumun başlaması, bebek doğduktan sonra bazı sorunlarla karşılaşılması anlamına

Devamını oku...

Mobil Menü