Ajanimo.com; “Çocuklarınızı medyanın zararlı dilinden koruyun”

Güncel

 

Kısa bir süre önce hayvan hakları ve duyarlılığını arttırma ve farkındalık yaratma amacıyla kurulan www.ajanimo.com ayrıca hayvanlar ve çocuklar arasındaki iletişimi güçlendirmeyi de amaç edinmiş. İnternet sitesinin yayın koordinatörlüğü görevini yapan Ercan Erdal, “Medya ötekileştirme dilini o kadar kanıksamış ki, bu dil hayvanlar söz konusu olduğunda da değişmiyor. Oysa hayvanlara etkileşim içinde büyüyen çocuklar, karşılıksız sevgiyi öğrenerek canlıların yaşam hakkına saygı duymayı ve duyarlı birer birey olmayı öğreniyor.”

 

Çocuklar beyaz birer sayfa gibidir. Ne görürlerse onu öğrenirler. Onlara ne kadar öğüt verirseniz verin sonunda anne ve babalarına benzeyeceklerdir. Peki sadece ebeveynlerinin yaşamı çocuklara dünyayı öğretmek için yeterli mi? İnternette ve televizyonda her gün milyonlarca yeni bilgiyle karşılaşan çocuklarımızın bu mecralardan neler öğrendiklerini kontrol edebiliyor muyuz? Genel Yayın Yönetmeni bir köpek olan Türkiye’nin ilk hayvan haber ajansı ajanimo.com çocuklarınızı medyadan gelen yanlış bilgilere karşı uyarıyor. Bilgi çağında her gün karşılaştığımız veri kirliliğinden çocuklarımızı korumak için onlara doğru ve yanlışı ayırma becerisi kazandırmamız gerektiğini savunan ajanimo.com Genel Yayın Koordinatörü Ercan Erdal medyanın hayvan haberciliğinde kullandığı dilin algıyı ne şekilde yönlendirdiğini anlattı:

 

 

Medya Okuryazarlığı Dersi Eğitmenleri Medya Alanından Uzak, Bilgisiz ve Yetersiz

“Bir kelimenin cümlenin neresinde kullanıldığı bile tüm anlamı etkileyebiliyorken, sürekli maruz kalınan bazı vurgular bilinçaltında ne gibi bir etkilere yol açar, önce bunu düşünmeliyiz. Hayvanlar âlemi çocukların ilgilerini çeken konular arasında yer aldığından internette veya televizyonda hayvanlarla ilgili bir bilgi gördüklerinde direk o sayfaya yöneleceklerdir.

Ne kadar engellemeye çalışsak da çocuklar her an her yerde medyanın diline maruz kalıyor. Telefonlardan her mecraya ulaşılabilmesi anne babaların çocukları koruması gereken bilgi kirliliğini de gün geçtikçe arttırıyor. Mevcut eğitim sistemimizde ortaokulda seçmeli olarak medya okuryazarlığı dersi veriliyor; fakat bu ders iletişim mezunları yerine bu konu hakkında bilgisi çok olmayan, kendi alanı farklı olan insanlar tarafından anlatılıyor. Okullar bu konuda yetersiz kaldığı için bu konuda çocukları eğitmenin sorumluluğu yine sadece ailelere kalıyor.”

 

Çocuklarınıza Sorgulamayı, Neden-Sonuç İlişkisi Kurmayı Öğretin

“Maalesef ülkemizde hayvanlar, kendilerine yönelik bir şiddet veya haksızlık söz konusu olduğunda haberlerde çok yer bulamasa da, “Ayı Saldırdı”, “Caretta Caretta Vahşeti” gibi başlıklarla medyada yer alıyor. Bu tarz haberlerde olayın arkasındaki nedene değinilmiyor. Bazı hayvanlar doğası gereği saldırgandır; fakat bir ayı şehre indiyse bunun tek bir nedeni olabilir. Bu da insanların onun yaşam alanını ihlal etmesidir. Kendi ve yavruları için yiyecek bulamayan ayı tabi ki şehre iner. Bu sırada ait olmadığı bir ortamla karşılaştığı için strese girer. Bu da onu saldırganlaştırır. Çocuklar gördükleri her haberi sorgulamayı, neden sonuç ilişkisi kurmayı öğrenmeli. Ancak bu şekilde büyüdüklerinde bilinç düzeyi yüksek, çevresine duyarlı, tüm canlıların yaşam hakkında saygılı yetişkinler olabilirler. Hayvanlarla etkileşim içinde büyürlerse, sorumluluk almayı ve kendilerinden küçük canlılara zarar vermeden sevmeyi öğrenirler. Onlar için “önce insan” klişesi biter ve can potansiyeli taşıyan her varlığın  yaşam hakkı değerli olur. Dünyayı da vicdanlı bu çocuklar ve farkındalığı olan ebeveynler güzelleştirecek…”

 

Anne-babalar Örnek Olmalı

“Çocuklarımıza doğru bilgileri anlatmak ve onları medyanın diline karşı uyarmak ilk olarak ebeveynlerin görevi. Bunun için önce onların da bilinç düzeyini yükseltmemiz gerekiyor. Anne ve babalar kendi korku ve önyargılarını da çocuklarına taşıyorlar. Bir köpek tarafından hiç ısırılmayan, bir kedi tarafından hiç tırmalanmayan çocuk anne ve babası tarafından sürekli uyarıldığı için hayvanlara dokunamıyor. Bir hayvanla bağ kurmak çocuğun duygusal gelişimi için çok faydalıdır. Zarar görmemesi için çocuğa dokunmamayı değil, hayvana nasıl yaklaşması gerektiğini öğretmeliler. Çocuklar hayvanları seviyor ama çoğu zaman bunu nasıl ifade edeceklerini bilemeyebiliyorlar. Sevmek isterken kedinin ya da köpeğin canını acıtabiliyorlar. Bu durumda da hayvan kendini korumak için hırçınlaşıyor. Çocuklarımıza uzak durmayı değil, güzel sevmeyi, sevgimizi doğru şekilde göstermeyi öğretmeliyiz. Çocukla birlikte her gün sokağımıza bir kap su bir kap mama bırakmak bile güzel bir başlangıç olacaktır.”

 

www.ajanimo.com

 

Yorum yazın:

E-mail adresiniz paylaşılmayacaktır.

İlginizi çekebilecek diğer yazılar

Bebekler, Molfix 3D Teknolojisi ile Keşfe Çıkıyor

Yeni Molfix, Türkiye’de ilk ve tek 3D teknolojisi & elastik gövde sistemiyle bebekleri hareket özgürlüğüne davet ediyor.   Molfix,

Devamını oku...

Kinetix, Outdoor Modelleri ile Çocukların Adımlarına Güç Katıyor

Çocukların hareketli yaşamları için sayısız alternatif sunan Kinetix, zorlu hava koşulları için ideal olan outdoor modelleriyle çocukların aktivitelerini keyfe

Devamını oku...

Kış Aylarında Kilo Almayın

Havaların soğuması ile kış kapılarımızı çalmaya hazırlanıyor. Kış depresyonuna davetiye çıkartan çokça olumsuzluk da peşimizi bırakmaz. Soğuk havalarda dışarı

Devamını oku...

Mobil Menü